HAYRANLIKa DAİR
Aşık sevdiğinin bir yanından; bir güzelliğinden yakalar ve ona tutulur. Sonra hayalinde bir Maşuk yaratır. Ve o hayale Aşık olur. O hayali hayran olacağı her güzellikle vasfeder. Sonunda hayale hayran olur.
Maşuk hayali maşukun her özelliğini taşımadığı için Aşık hayalle gerçek arasındaki çizgiden geçemez. Hayali sevgili ne kadar güzel ne kadar hoş vasıflara sahipse gerçeği onun kadar hayranlık verici değildir. Ve gerçek hayalinin özelliklerini duyduğunda öyle şaşırır ki sanki ‘ben bu kadar güzel değilim’ der.
Aşıkın gözünde AŞK gözlüğü vardır. O baktığında tohumu meyve vermiş bir ağaç, tuğla ve kumu muhteşem bir saray gibi görür. Maşuk hak etmediğini düşündüğü güzellikleri göremese de Aşık hayalinde maşukun sanki geleceğini görür, ve ona o haliyle aşıktır. Maşuk AŞK gözlüğünden bakamadığı için bütün küçük sorunları önünde yükselen dağlar gibi görür..
Bülbül gülün kokusuna rengine dikenine her şeyine hayrandır. Gül ise kendisinin bu kadar güzel olduğunun farkında değildir. Gülün bütün gördüğü bülbül ve dinlediği AŞK nağmeleridir.