NEFSE DAİR
Aşıktan önce nefs vardı. Aşık olmadan nefs ön plandaydı. Önceleri sevmek vardı. Kişi kendini seviyordu. Başkalarını sevmeden önce kendini sevmeyi öğrendi. Kişinin kendine olan sevgisi büyüdükçe kibir ortaya çıktı.
Nefs benlik duygusudur. Ziyadesiyle bencilliktir. Aşkın içinde her zaman bu kibir vardır. “aşkım” derken bu tamamen ortaya çıkar. Ve Aşık kemale erene kadar “aşkım” demekten vazgeçmez. Ama Aşkın içindeki nefs kavramlarında ötesinde bir yerdedir. “aşkımız dediğinde bile nefs kendine pay çıkarır. Halbuki AŞK ne aşıkındır ne de maşukun AŞK Allah’ındır, Allah’tandır. Aşktan aşıkın payına düşen sadece sevgilinin hayalidir ki gerçek cimside Allah’a aittir. Aşıka yalnızca “maşukum” demek düşer. Yinede ona ait olan maşukun kendisi değil aynadaki görüntüsüdür.
Ey AŞK yolunda ilerleyen yolcu bil ki yoluna çıkan bütün bahçeler bütün çiçekler elini uzattığında dokunabilecek kadar yaklaşsan da senin değildir. Senin olan gül sadece rüyanda gördüğündür. Toprakta AŞK gülüne sevdalıdır. Fakat ona hiç dokunamaz. Ona ait değildir. Gül toprakta biter ama gölgesinden başka bir şeye sahip olamaz.
Sırlara vakıf olasın…
Konu: aşka dair...
aşk bir kar tanesiydi düştü...ve eridi ellerimizde...
Bağlantı »